L ile İngilizcə söz
İngilizce “love”: sevgi, aşk; çok yaygın bir sözcük.
Geçerli. Look: bakmak, bakış anlamında.
Geçerli. Like: sevmek; benzemek anlamı da var.
Geçerli. Light: ışık; hafif anlamı da var.
Geçerli. Lemon: limon, yaygın bir meyve.
Geçerli. Long: uzun; fiil olarak arzulamak.
Geçerli. Lake: göl anlamına gelir.
Geçerli. Lost: kayıp; lose fiilinin 2-3. hali.
Geçerli. Lion: aslan, vahşi bir hayvan.
“left”: sol yön ya da “terk etti” anlamında kullanılır.
Geçerli. Learn: öğrenmek fiili, çok yaygın.
Geçerli. Last: son; fiil olarak sürmek.
- Lamb
“little”: küçük, az; çocuk kitaplarında da çok geçer.
“lie”: hem “yalan” hem “yalan söylemek” demektir.
Geçerli. Late: geç, gecikmiş anlamında.
“low”: alçak, düşük; ses, seviye, fiyat için kullanılır.
“listen”: “dinlemek” fiili, günlük dilde çok sık.
“lucky”: şanslı anlamına gelir, günlük dilde çok yaygın.
Verb, to go away or depart from a place.
Common noun, means chance or fortune.
Very common noun, means existence.
Everyday object, a device that gives light.
Common noun, a row or straight mark.
Green citrus fruit, key in drinks and pies.
Verb, to pass the tongue over something.
Contraction of 'let us', informal English.
Common noun, system of human speech.
Adjective, means uncool or very poor quality.
Noun/verb, unwanted hole where liquid escapes.
Title for God or a nobleman in English.
- lets go
Verb/adjective, to be alive or happening now.
Common job, legal professional in court.
Verb meaning to misplace or be defeated.
Verb, to allow or permit something.
Common noun, lower limb of a person/animal.
Noun, someone who does not tell the truth.
Informal noun, person who often fails.
“Lock” İngilizce’de kilit, kilitlemek anlamına gelir.
Noun/verb, quantity carried or to fill something.
Common noun, means written symbol of alphabet.
Comparative of 'little', also verb 'to lack'.
İngilizce “Leon” erkek adı, özellikle İspanya kökenli.
Verb and noun, sound of amusement.
Adverb/adjective about future time.
Noun for adult woman, sometimes polite title.
“Loot” ganimet, yağmalamak demek; oyunlarda çok duyulur.
“London” İngiltere’nin başkenti olan ünlü şehir adıdır.
“Link” bağ, bağlantı demek; internette çok kullanılır.
“Lesson” ders, öğreti anlamında yaygın bir İngilizce kelime.
- leaf
Verb 'to put something down carefully'.
Noun for narrow road or street.
Ordene på listen L ile İngilizcə söz stammer fra spillere af ordspillet By-Land-Flod.